onair_promo

On-Air

İk Notları

Hiç Kullanmadığınız En İyi Mülakat Tekniği

Bir işe başvuran adaya ne kadar soru sorarsanız, hakkında o kadar çok şey öğrenirsiniz değil mi? Yanlış. İşte Oxygen Consultancy’den size daha iyi bir strateji.

Eninde sonunda her mülakat bir soru cevap oturumuna dönüşür. Siz soru sorarsınız. Aday da siz kutucukları iyi ve kötü cevap diye işaretlemekle meşgulken soruları cevaplar.

Hızlıca bir sonraki soruya, sonrakine ve bir sonrakine geçersiniz çünkü çok vaktiniz yoktur ve adayı eksiksiz değerlendirmek istediğinizden sormanız gereken çok şey vardır. Ne kadar çok soru sorarsanız, adayla ilgili o kadar şey öğrenirsiniz.

Mı acaba?

Bazen, en iyi mülakat tekniği, soru sormaktan ziyade yavaşça dinlemektir.  Mülakatı, steril bir sorgulamadan ziyade belirli bir amacı olan bir sohbetmiş gibi sürdürdüğünüzde, cevap verme tonunun yumuşadığını göreceksiniz. Bundan sonrası, yalnızca konuşan iki insandır...

Yavaş dinlemek, bir Soru/Cevap oturumunu, sohbete dönüştürebilir. Bundan sonraki mülakatlarınızda yavaş dinlemeyi deneyin. (Elbette her sorudan sonra değil: Ne olacağı çok belli bir cevaptan sonra beş saniye duraklamak, ikinizin de garip hissetmesine sebep olacaktır.)

Adayların kendilerini analiz etmelerini ya da sorgulamalarını sağlayacak birkaç soru seçin ve ilk cevaptan sonra bekleyin. Bu boşluğu, bir örnekle, daha detaylı bir açıklamayla, tamamen farklı bir bakış açısıyla dolduracaklardır.

Adaylara doldurmaları için sessiz bir boşluk verdiğinizde, bunu genellikle beklenmedik ve şaşırtıcı şekillerde dolduracaklardır. Utangaç bir aday bu sessizliği, aksi halde paylaşmayacağı olumlu bir bilgiyle doldurabilir. Genel geçer mülakat sorularına “mükemmel” cevaplarla hazırlanıp gelmiş bir adaysa bu boşluğu asla ifşa etmeyeceği çok da olumlu olmayan bilgilerle doldurabilir.

Ve şüphesiz tüm adaylar sadece soru sormadığınızı, dinlediğinizi de fark ettiklerinde, kendilerini açıp daha rahat konuşacaklardır.

Bir sonraki Haftanın İK Notları'nda görüşmek dileğiyle.

Oxygen Consultancy

Diğerleri